SOHBET'E BAĞLAN

Yeni Arkadaşlıklar İçin
sahram.net

Türkiye'nin en farklı
sohbet odaları ile
yeni arkadaşlıklara.

Seni Nasıl Anlatsam

Profesör Nevzat Yalçıntaş eski Sovyetler Birliği’ni meydana getiren ülkelerden birinde naklen yayın yapan bir tv stüdyosundadır. Türkçe konuşması anında Rusça’ya çevrilmektedir. Programa katılan Moskova Üniversitesi İktisat hocası ile şehirdeki üniversitenin Türk asıllı rektörü doğrudan Rusça konuşmaktadırlar. Konu ekonomi ve milletler arası siyasetle ilgilidir.

Program gayet canlı bir şekilde sürerken, Yalçıntaş’ın gözü Türk asıllı bir profesörün şık beyaz ceketinin monitördeki görüntüsüne takılır. Bu şık ceket ekranda net ve güzel bir resim vermektedir. Yalçıntaş gözlerini monitörden kaydırıp rektörün üzerindeki beyaz cekete dikkatle bakar. Bu ülkelerde bulunmayacak kadar şık, iyi biçilip dikilmiş ve kaliteli kumaştan yapılmış bir cekettir bu.

Geç saatlerde biter program ve Rektör’ün daveti üzerine onun üniversitedeki makamına gidilir.Sohbet sırasında program hakkında konuşulurken Yalçıntaş sorar:

-Beyaz ceket giyerek net ve dikkat çekici bir görüntü verdiniz. Nereden satın aldınız bu ceketi?

-Ankaradan.

-Ne kadar ödediniz? Çok pahalıya benziyor.

Rektör’ün cevabı şaşırtıcıdır.

-Sadece altındaki gömleğe para ödedim. Cekete hiç bir şey ödemedim.

-Demek ki birisi size hediye etti.

-Evet Ankara’da sadece bir defacık gördüğüm birisi hediye etti.

Yalçıntaş’ın orada her nasılsa ortaya çıkıveren ceket merakı, sanki muhteşem bir olayın gizli kalmaması için hazırlanmış gibidir. Anlatmaya başlar Rektör:

-Ankara’da yapılan bir kongreye davetli olarak gitmiştim. Ülkemizde doğru dürüst giyecek bulunmadağından mağazalardaki giyeceklere bakmıştım. Kendim için beğendiğim bu ceketi pahalı olduğundan alamamıştım.Kaldığım yere taksi ile dönüyordum. Takside yanımda getirdiğim küçük oğlum “Babacığım o güzel beyaz ceketi neden almadın?” diye sordu. Oğlum paramız yetmiyor. Bize verilen az miktarda dolarla ancak sizlere bir şeyler alabildim diye cevap verdim. Bunun üzerine oğlum ısrar ederek “Ama baba sen Rektör’sün. İyi şeyler giymelisin, belki sendeki Rus paralarını mağaza sahibi kabul eder gidip onları verip ceketi alalım” dedi. Çocuğumun isteği ve ısrarı o kadar büyüktü ki, bende belki rubleleri alırlar ümidine kapılarak bütün bu konuşmalarımızı sessizce dinleyen taksi şoförüne geriye, mağazaya dönmemiz gerektiğini söyledim.

Elbise mağazasına döndük. Şimdi üzerimde duran bu ceketi tekrar giyerek oğlumla beraber baktık. Esasen daha önce beğenmiştik. Mağaza yetkilisine, ceketi satın almak istediğimizi fakat üzerimizde bulunan Sovyet parası ile ödeme yapabilmenin mümkün olup olmadığını çekinerek sordum. Çünkü bu paraların burada geçerli olmadığını biliyordum. Mağaza ilgilisi gülerek elimdeki ceketi aldı ve paket yapmaya başladı. Ben tekrar aynı suali sordum. Cevap olarak:

-Bu ceketin parası ödendi, alıp götürebilirsiniz dedi.

Şaşırmıştım.

-Kim ödedi? Bizimle buraya kimse girmedi ve hiç bir tanıdığımın da bu arzumdan haberi yoktu dedim. Cevap şuydu:

-Sizi buraya getiren şoför sizlere duyurmadan ceketin parasını sessizce ödedi ve “Onlar bizim kardeşimizdir, bu ceket benim Rektör beye hediyemdir” dedi.

Artık benim şaşkınlık duygum yerini tefekküre, hayranlığa, Türkiye topraklarında yaşamakta olduğum bu imani davranışın verdiği sevince, böyle fertleri olan bir millete mensup olmanın coşkusuna bırakmıştı. Elimde tuttuğum paket şimdi sadece pahalı bir kumaştan ibaret değildi. Asla unutamayacağım bir değer ve mana kazanmıştı. Ankara’daki bir şoför kardeşim bizler arasındaki kardeşlik ve yardımlaşma bağlarının en güzel örneğini bizlere yaşatmıştı.

Bütün bu ruhumu zenginleştiren duygularla mağazadan çıktığımızda bizi getiren taksi artık orada değildi. Başka bir vasıta ile kaldığımız yere döndük.

Şimdi manalı bir hatıranın sembolü olan bu ceketi önemli toplantılarda ve yerlerde giymekteyim.

****
Fazilette hakiki sükunet mevcuttur. Hırs bize nefret verir, zenginlik bizi yorar, taç tazyik eder
şeref daima parlamaz fakat fazilet hiç bir zaman eksik olmaz.
Fazilet altından kıymetlidir…

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Hangisi Doğru? Hangisi Doğru?

Günün birinde yolumuz bir köye düşer. Ama bu köy, bildiğimiz köylerden değil. Herkesin kendine göre bir özelliği var. Bu...

DEVAMI
Yamyam Yamyam

Bir adam, vahşi insanlarla dolu bir adaya düşer.Yerlilerce hemen yakalanır ve kabili reisinin huzuruna çıkarılır. Reis derki: -En beyaz adam....

DEVAMI
99 Altın 99 Altın

Eski Çağlar da yaşamış gariban fakat zeki bir adam, camide dua etmektedir. Allah'tan 100 altın ister ve 99 tane...

DEVAMI